Salı, Kasım 25, 2008

planlı olmaktır bugünün dersi


Kafamı kurcalayan konulardan birini soru yağmuruna tutuyorum bugün. Şu ara neden herşeyi erteliyorum?


1N) Yorgunluktan. Peki yorgun olunca ne oluyor?


2N) Uyumaktan başka hiç bir şey yapmak istemiyorum. O zaman ne oluyor?


3N) Hiç bir şey yapamamış oluyorum. Yapmak için ne yapmak lazım?


4N) Şu yorgunluğa bir çare bulmak lazım. EE, ne olabilir çare?


5N) Yorgunluğun bedensel haline doktor yardımı, beyinde biten bölümüne planlama programlama yardımı.


*


Bu yorgunluğumun nedenini arıyorum kendimde. Sanki yağmurda saatlerce dışarıda ıslanmış birinin soba dibinde, battaniye altında iliklerini ve kemiklerini kurutmaya çalışması gibi yorgun, sızılar içindeyim. Aniden oluyor bu, kış ve yağmurlar başladığı zaman. Herşey fazlasıyla hızlanıyor ve ben gitgide yavaşlıyorum. Sanırım bu durumu farkedemediğimden uzunca bir süre bunalımda sanıyordum kendimi. "Nassıl oluyor da insanlar bunca şeyi yapıp üstüne de kahve keyfi yaparken ben hiç bi şeyi yetiştiremiyorum?".


*


Soğuk ve nemle ilintili bu yorgunluk hali, uyku dışındaki herşeye isteksizlik yaratıyor. Yaptığım en büyük hata o anki duygu durumuna göre güne başlamak ki o da isteksizlik.


Nasıl aşılır? Planlı olarak.


*


Günün dersi: PLANLI OL.

Tabii uygulamayı unutma :)
*
not: fotoğraf Ul Marga'ya ait.
*

8 yorum:

pisikopati dedi ki...

of ya bir koca sayfa dolusu yorum yazmıştım ve bağlantımda bir sorun olduğu için gitmedi galiba sinir oldum.

pisikopati dedi ki...

kedilacığım uzun uzun yazdığım yorumu ne yazık ki birebir aynen buraya tekrar yazma şansım yok ancak söylemek istediklerimin kısa bir özetini geçiyorum,
- hayatını sürekli planlayan insanlar kadar sıkıcısı yok
-bize sürekli plan yapmamızın gerektiği anlatılıyor, öyle bir zamanda yaşıyoruz ki bir sonraki pazar günü boş vaktimizde ne yapacağımızı bile planlar hale geliyoruz. Hayatın doğal ritminden kopma noktasına vardık bence. Yorgunluk, isteksizlik, bezginlik hep bundan sanırım, sürekli birşeylere yetişmeye çalışmaktan kendimizi dinleme fırsatını kaçırıyoruz. Bir de hepimiz doğanın parçasıyız, kış bir dinlenme, kendini ağırlaştırma dönemi değil mi..demek ki daha ağır, rahvan takılmalıyız..
Bu arada fiziksel olarak yine de bir desteğe ihtiyacın varsa B vitamini kompleksi al. Yorgunluk ve gereksiz sinir yapar B vitamini eksikliği..Ayrıca sabahları bir yemek kaşığı pekmez (ben nefret ederim ama çok faydalı bir enerji kaynağı) sevgiler

Kedila dedi ki...

selam pisikopati,

Aslında söylediklerine katılıyorum. Sürekli bir şeylere yetişme çabası doğamıza aykırı bence de, bazen ağır bazen hızlı ama en önemlisi hızını, ritmini kendi belirlemeli insan. Benimkinin farkı var bundan: tamamen kapanmak, dibe çökmek gibi. oysa hayal ettiklerim için bir şeylere başlamam gerek yavaş, dura dinlene kaplumbağa adımlarıyla da olsa. Bunalımda hissetmem elimde sevdiğim gurur dyduğum birşeyin kalmaması.

ritmini kendinin belirlediğin öğrenme, iş kısaca yaşam güzel. Ama durmuş bir kalp kötü.

sevgiler:)

Tijen dedi ki...

Kedila uyansın kış uykusundan. Harekete geçsin, sağlık harekatına katılsın. Sana söz, sonunda kendini çoook daha iyi hissedeceksin.

Elif dedi ki...

evet katılıyorum..hayatın ritmine ayak uyduramıyoruz bazen ..hep gerilerde seyrediyoruz herşeyi..
kalksak..sirkelensek..olurmu acaba?????

sevgilerle..

Kedila dedi ki...

Yaşasın Tijen,
Sağlık harekatın tam zamanında hayatıma giriyor.

€lif,
Hepimizin kendimize ait ritimimiz var, bizi biz yapan. Ne güzel çünkü zengin bir müzik oluşturuyor. ama bir de ritmi hastalananlar oluyor ki ona da ritim hastanesi, ritim doktoru lazım. Benim ritmim aksamaya başladı sanırım :)
Ama drlarım çok sıkı, tedavim iyi olacak:)

Maviye Yolculuk dedi ki...

Birkaç hafta önce bende senin gibi hissetmeye başlamıştım. Baktım ki birşey yapmadıkça daha da içine çekiliyorum bu durumun hemen harekete geçtim. İnadına sabahları daha erken kalktım. Gabahları spor yapınca günü geri kalanı çok iyi geçiyor. Çünkü spor hem mutluluk hormonu salgılatıyor hem de enerji veriyor tavsiye ederim :)

Geveze Kalem dedi ki...

Tam yorgunluktan gözlerim kapanmak üzereyken, Öykü Atölyesi için bıraktığınız linki gördüm. Ama o yazıdan şuna, buna falan atlarken dağıldım blogunuzda.:) Şimdi ben en iyisi yarın dingin kafayla buraları bir daha talan edeyim ve yazınızı linklerimize ekleyeyim.;-)

Ha bu arada, buralarda dağılmamın sebebi şu header'daki yazıdır.;-)
Sevgilerimle...