Çarşamba, Şubat 04, 2009

zaman akıp gidiyor..




Müziğin inceden tatlı sesi, çaydanlığın buharına karışıp buğulanıyor. Sıcak, dingin bir öğleden sonrası herşey yerli yerinde, herşey yolunda. Sonsuza kadar böyle kalınabilir.

- Neden olmasın?
- Hiç bir şey yerinde durmaz.

Pencere önündeki saksılar yeni sulanmış, hafif toprak kokusu var. Pencerenin önünde bir de masa var. Çiçek desenli masa örtüsü şıklığında. Annanne ıhlamuru demliyor, oda güzel çocukluk günleri kokuyor. Kız içine kokuyu çekip pencereden dışarı bakıyor dalgın dalgın. Bu anı sürekli kılmanın bir yolu olmalı diye düşünüyor. Annanne sadece gülümsüyor.
*
Çay bardakları usulca masaya yerleştiğinde anlıyor geldiğini, nasıl da dalmış. Zaman akmalı diyor Annanne, dışarı bak neler görüyorsun?
- Kar yağıyor, güneş sisin içinde aydınlık bir delik gibi. Uzakta evler var daha doğrusu evlerin çatılarının silüeti.
- Başka?
- Bir adam yürüyor. Güneş'e doğru. Sanki biri ona güneşi takip et demiş gibi. Güneş onu evlere doğru götürüyor. Soğuk, ıssız kasvetli orman yolunda burnunun ucunu bile göremiyor. Başka zaman umrunda olmazdı güneş ya da yol. Şimdiyse üşümüşlüğüne ve kaybolmuşluğuna tek umut güneş. Anlamadan yürüyor, bir yere varmayı umut ederek yürüyor. ,
Eğer zaman durursa, onun umudu da olmayacak. Issızlığın ortasında donacak dedi Annanne.
Zaman akmak zorunda, O'nun sıcak ve güvenli bir yere varması için.Ve Benim de usulca yaşamdan çekilebilmem için.
- İstemiyorum.
Annanne gözleri çizgi çizgi gülümsüyor, adam yürüyor. Dışarısı kış, içerisi bahar şimdi. Zaman geçecek ve bu ikisi yer değiştirecek kız istemese de, bunu biliyor..




6 yorum:

Ece dedi ki...

Bir yerden alıntı mı, yoksa senden mi?
Etkileyici.Özellikle son paragraf..
Sevgiler

Tijen dedi ki...

Çok alemsin! Masal mı yazdıracaksın şimdi bana?

Kedila dedi ki...

Tijen,

Eveeet:))

Tabiat Ana dedi ki...

bazı anları sürekli kılmanın keşke bir yolu olsaydı ...
ellerinize sağlık

pisikopati dedi ki...

bütün yazı ama özellikle son cümlen çok güzeldi canım, kaçınılmaz ve biraz da buruk bir gerçeği ne kadar ince anlatmışsın...

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Neden bu kadar çabuk bitti dediğim yazılardan biri oldu... Elinize sağlık.
Dilek