Çarşamba, Mart 04, 2009

arkadaşlar, süprizler, resimler..

Her yeni gün, içinde yeni süprizler barındırıyor. Hergün aynı yollardan geçen ben bu sefer ne çok ilginç, güzel, şaşırtıcı şeyi görebiliyorum. Sadece pencere değişikliği manzarayı farkedilir kılıyor demek ki kimi zaman.


Cumartesi, bizim kızlar toplandık. Sunshine, Atlıkarınca, Nermin ve küçük canavarlarımız bizim evdeydik. Genel olarak işsizler ve iş stresi yaşanlar olarak temel konumuz, küçülmüş bütçelerimizle kültür açlığımızı nasıl giderir, sosyal yaşamımızı nasıl sürdürebiliriz? oldu.Çalışmış kazanmış ve her zaman bütçesinde kitap, konser, kurs vs geniş yer ayıran bizler yenimiz dar diye oynamayacak değiliz herhalde.

Fikirler havada uçuştu, kitaplar elden ele dolaştı, filmlerin birine bakıldı, öbürü bırakıldı. Sonunda hafiften bir şeyler şekillenmeye başlandı.

Çoğunluğu çocuklu olan bizler için en uygunu bir kaç haftada bir, birimizin evinde toplanmak. Böylece çocuklar güvenle ve dilediklerince oynayabilecekler. (Kudurabilecekler mi demeli aslında:) Böylece demlik demlik çay, dilediğimizi pişirip yemek, rahat oturup saatlerce sohbet.. Gel keyfim gel..

Film ve kitap günleri. Birlikte film izleyip üzerine konuşabilme keyfi. Kitap klübü gününü ilk defa İngiltereden Mektuplar Blogunda görmüştüm. Hoşuma gitti, aklıma yattı. Bakalım biz nasıl yapacağız? Aslında işin ucunda kitap varsa kesinlikle iyi geçecektir günümüz:)





Benim kitap klübü için ilk önerim Ayakları sıcak tutalım/Belda Öztürk. Ben bu kitabı çok beğendim. Her insanı diğerlerinden ayıran, kendine ait kuralları olan bir dünyası vardır. Orta dünyaya yakın ya da uzak). Bu kitap bir kendini tanıma, kendi duygularınla yüzleşebilme hikayesi. Aslında sizinde bu kitabı okumanızı isterim. Böylece kitap üzerine konuşabiliriz.

Merak edenler için: Ayakları sıcak tutalım/Belda Öztürk/ GOA Yayıncılık.
*
Bugün koca şehir merkezinde aradığım İş Bankası şubesini bulamadım:) Sorduğum herkes, buna banka çalışanları da dahil, bir öncekinin tersini söyledi ve sonunda ben dilim dışarıda, yürüyerek, semtteki tüm İş Bankası şubelerinin yerlerini ve isimlerini kesin ve net bir şekilde öğrendim.
Önceleri söylenirken, dur bir dakika dedim kendime. Bunun iyi tarafı ne? Nedir dedi ben bana.
1) İş Bankası şubelerinin yerini öğrendin.

2) Uzun bir yürüyüş yaptın.

3) Bir de yolda bu fotoğrafları çektin.





Kendimi oldukça iyi hissettim. Ne güzel bir gün oldu bugün.


Metro ne mucizevi bir yermiş meğer. Şimdilerde ne zaman binsem beni şaşırtan bir güzellik çıkıyor karşıma. Bu da onlardan biri. Metro penceresinden gökyüzü.

*
not: Arkadaşlar Paula Doherty'ye ait. Ayakları sıcak tutalım gogila'dan. Martılar ve pencereden gökyüzü Kedila'ya ait.
*
Hergün yeni bir gün.




4 yorum:

Maviye Yolculuk dedi ki...

Çok güzel bayıldım! Karamsar olmak yerine arkadaşlığınızı bu günlerde doyasıya yaşamak, keyfini çıkarmak ve yine de ii dolu bir yaşamı tercih etmek çok doğru. Birlikte çok güzel zaman geçireceksini ve belki de iyi ki işten ayrılmışız diyeceksiniz.Hayatta herşeyin bir sebebi vardır. İnsan kendine daha çok vakit ayırabildiğinde kendiyle ve çevrresiyle ilgili daha derin ve faklı şeyler keşfediyor.

Ece dedi ki...

Ohhh...içim açıldı.
Her işte bir hayır vardır derler ya, yakalamışsın sen bu hayrı.

Hem küçük mutluluklar için ille de büyük paralar gerekmiyor değil mi canım..

Sevgiler

Tijen dedi ki...

Ben de seviyorum küçük mutlulukları. Günü güzelleştiren onlar değil mi?

*ĞĂŶŶŐŔ* dedi ki...

yeni adresim gayyor.blogspot.com